Babakan’ı Beklerken…

Amerikalılar ona ‘Babacan’ değil ‘Babakan’ diyorlar…
Yıpranmış Ak Parti siyasetinin ve ekonomi yönetiminin, dünyayı ikna edici son ismi olarak görüyorlar.
‘Ali Babacan gelirse tekrar sıcak para akışı başlar ve fonlar gelir’ sözü artık ulu orta konuşmalara değil makalelere konu oluyor.
Yani Derviş’ten sonra yeni ekonomik mesihimiz ufukta belirdi…
Amerikalıların tabiriyle ‘Babakan’

Ama şunu kaydedeyim…
Babakan demek IMF demek !
Tıpkı Derviş gibi…
Başka türlüsü çok ama çok zor…
IMF gelince de gelsin sıkı para politikası, acı reçete ve kesilmesi zorunlu sosyal yardımlar…
Yani Ak Partinin 17 yıldır savunduğu ne varsa tam tersi…!
Büyük bir manevra kabiliyetine ve esnekliğe sahip AK Parti yönetimi imf yi de kılıfına uydurup seçmenini ikna edebilir mi?
Sanmıyorum.
Özellikle 16 milyon kişiye dağıtılan sosyal yardımlara iş gelip dayanınca tabiri caizse “çıngar” kopar…
Bir de şunu atlamayalım…
‘Babakan’ bu sefer sadece ekonomi postuna talip değil.
Ülkenin başına geçmek istiyor.
Büyük bir siyasi yürüyüş başlattı başlatacak…
Hem de Ak Parti içinde şeytanlaştırılması an meselesiyken…
Hem de Fetö giyotini tepesinde sallanırken…
Peki…
Babakan, halim selim üslubu, kırıp dökmeyen narin yapısıyla bu sert kavgayı nasıl göğüsleyecek?
Vardır bir bildiği herhalde…

***

Ama mevzunun anlaşılması için dilerseniz ben biraz yardımcı olayım…

***

Siyaset meydanımızın ana damarları vardır.
Halk Partisi damarı…Demokrat Parti geleneği…Ülkücü gelenek…Ve Milli Görüş damarı gibi…
Bu damarlardan birini elinizde tutmuyorsanız yeni bir çıkış yaratma, yeni bir siyasi parti ile iktidara yürüme şansınız hemen hemen yok gibidir.
İktidar olmayı başarmış bütün yeni partilere bir bakın…Hepsi içinden çıktıkları parti kapandıktan sonra iktidara yürüyebilmişlerdir.

***

Biri iki örnek konuyu daha güzel açacaktır.

***

1980 darbesinin ardından ilk seçimler 1983 de yapılacaktı.
Kimin veto edileceği kimin seçime girilmesine izin verileceği günlerdi.
ABD Dışişleri Bakanı Alekandr Haig aniden Türkiye’ye geldi.
Konsey başkanı Evren’le görüştü.
Karar çarçabuk açıklandı.
Süleyman Demirel’in siyasi yasağının devamına…
Turgut Özal’a düşünülen vetonun kaldırılmasına…
Sonuç…
Turgut Bey’in yoluna kırmızı halı döşenmişti.
Özal’lı Yıllar başladı…
Adalet Partisi siyasi partiler mezarlığına gitmiş pırıl pırıl bir ANAP kurulmuştu.
Turgut Bey, Süleyman Bey’in 30 yılda inşa ettiği mirasına kondu.
Demirel’in onu geri alması epey zorlu ve meşakkatli olacaktı.

***

Bir örnek daha vereyim mi?
Ünlü Fazilet Parti kongresini hatırlarsınız.
Gelenekçiler ve Yenilikçilerin kıyasıya mücadele ettiği Erbakan Hoca’nın karşısına Abdullah Gül’ün çıktığı çekişmeli kongre…!
Kongreyi birkaç oy farkla Erbakan Hoca aldı.
Yenilikçiler partiden ayrıldı.
Yani Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve arkadaşları…
Yeni bir parti kuracaklardı.
Erbakan Hoca bir an oh rahatladım diye düşünmüştü.
Sorundan kurtuluyordu.
Ama hesap etmediği bir yer daha vardı.
Yargıtay Savcılığı!
Fazilet Partisi 22 Haziran 2001 günü kapatıldı.
Sıkı durun…
Tam 53 gün sonra…
14 Ağustos 2001’de Ak Parti kuruldu.
Sonrasını biliyorsunuz…
Tam 15 ay sonra tek başına iktidar oldu.
Siyasi determinizm yapmaya gerek yok…Ama malumun ilanınından da geri durmayalım.
Eğer Fazilet partisi kapatılmasaydı Ak Parti iktidar koltuğuna asla oturmayacaktı.


***

Uzun lafın kısası…

***

Otobüs şirketi Çayırağası’nı sektörün lideri yapmak için ona otobüs almanız kasasına para koymanıza gerek yoktur.
Kamil Koç’u kapatırsanız Çayırağası bir gecede sektörün devi oluverir.
Siyasette de bu böyledir.
Ana aksı tutan parti faalken sizin kuracağınız yeni partinin esamesi bile okunmaz.
Ama o parti kapatılırsa meydan size kalır…

***

Artık Türkiye’de sadece Ak Parti değil hiçbir siyasi partinin kapanmasının imkanı olmadığına ve olmayacağına göre; Babakan’a iktidar yolunda bu kadar özgüvenli yürümesi için tek seçenek kalıyor.
Ağır…Çok ağır bir ekonomik kriz…
Tıpkı Ecevit’in DSP’sinin güneş görmüş buz misali yüzde 22 den yüzde 1 e eridiği gibi…
Ağır ekonomik krizi yaşatan her iktidarı bekleyen son Ak Parti’yi de vurabilir.
İşte o zaman Ak Parti’nin içinden çıkacak antidot ( Vücuda giren zehirli maddelerin, kimyasal, fizyolojik veya farmokolojik olarak uzaklaştırılmasını sağlayan panzehirler ) bir parti, umut olarak görülebilir ve iktidara yürüyebilir.

***

Yoksa Babakan onu mu bekliyor ?
Yoksa onun için mi “Bu sonbahar olmadı gelecek sonbahar partimiz hazır”diyor?
Ne dersiniz?

Gürkan HACIR
16/05/2019

A+ A-