Erdoğan sanatçıdan bir şarkı daha istedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018 Yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri törenine katıldı. Erdoğan, ünlü bestekâr Amir Ateş'in seslendirdiği şarkının ardından sahneden indiği sırada devreye girerek bir eser daha okumasını istedi.

A+ A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, '2018 Yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri' töreninde konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca 1979 yılından beri her yıl dağıtılan ve 2016 yılından itibaren de “Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri” adıyla anılan büyük ödüllerin bu yılki sahipleri belli oldu.

Bakanlık Özel Ödülleri'ne 2018 yılında "Emin Ongan Üsküdar Mûsikî Cemiyeti" ile "Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi (AGAVAM) Ara Güler Müzesi" layık görüldü.

ERDOĞAN'DAN ŞARKI İSTEĞİ

Erdoğan'ın konuşmasından önce sahneye çıkan Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti Başkanı Bestekar Amir Ateş, Türk sanat musikisinden parçalar söyledi. Ateş, konserini bitirdikten sonra sahneden inmek istedi. Bu sırada arayan giren Erdoğan, usta sanatçıdan bir parça daha okumasını istedi. Erdoğan'ın bu isteği kırmayan usta sanatçı, bir parça okudu. Konserini bitirdikten sonra Erdoğan, Ateş'e teşekkür etti.

Törende konuşan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Kültür sanat ve edebiyat dünyamızın kıymetli mensupları, değerli misafirler sizleri sevgiyle selamlıyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın özel ödülünü Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti ile Ara Güler Müzesi'ne verilmesini isabetli buluyorum.

Tek parti döneminde ecdadın pek çok mirası gibi müziğimiz de yaftalanarak yok edilmeye çalışılmıştır. Rahmetli Menderes müziğimiz üzerindeki yasakları kaldırmıştı.
Ara Güler kendisinin fotomuhabiri olduğunu söylerdi. Ama bizler onun eserlerindeki ruhu görüp, kendisini sanatçı olarak sıfatlandırmaktan onur duyuyoruz. Ara Güler'in mirasına sahip çıkan Doğuş Grubu'na da teşekkür etmek istiyorum.

Bir milletin estetik zevki yoksa o ülkedeki diğer çalışmaların arzu edilen neticelere ulaşması mümkün değildir. Buna karşılık insanların manevi doyumunu ihmal etmiş, sadece maddi varlıklarla hüküm süren toplumların tarihte iz bırakamadıklarını açıkça görüyoruz. Kültür ve sanata önem veren devletler tarihin sayfalarında kadim bir millet olarak kaydedilmenin şerefine nail oluyorlar.

BİZE DÜŞEN GÖREV...

İnsanlar ve devletler gelip geçmiştir ama değerler günümüze ulaşmıştır. Selçuklu ve Osmanlı başta olmak üzere, coğrafyamızda kurduğumuz devletlerin bugüne ulaşan izleri, medeniyetimizin ve kültürümüzün bu topraklara vurulmuş birer mühürleri gibidir.

Bize düşen görev de devraldığımız bu büyük medeniyet hazinesine yakışır şekilde davranmak. Yeni eserlerle ecdada layık, evlada da örnek olmaktır.
Bir toplumda sanat ve edebiyat felç olmuşsa o toplumda ortak değerlerin üretilmesi ve yaşatılması zordur. Bir milletin estetik zevki yoksa ülkedeki diğer çalışmaların arzu edilen neticelere ulaşmaları mümkün değildir.

'16 YILDIR HEP HAYIFLANIR, İÇ GEÇİRİRİM'

Bize göre bu topraklardaki birlkik ve muhabbetin gerisinde, kültür sanat alanımızdaki hazinelerimiz bulunuyor. Gençlik yıllarında kültür ve sanat faaliyetlerinde faal tutmuş biri olarak bu konbuya, her zaman yer verdik. Kültür sanat alınana hep önem verdik. Kültür ve sanat insanlarımızla sürekli istişare olmaya, birimlerinden faydalanmaya önem verdik. Buna rağmen geçtiğimiz 16 yıla baktığımızda yeteri kadar mesafe alamadığımızdan dolayı hep hayıflanırım, iç geçiririm.